1 Mayıs 2008 Perşembe

ÇARMIHA GERİLEN KİŞİ HZ İSA DEĞİLDİ

Xİncil de ise Hz İsa’nın ele verilmesi ile Yahudiler tarafından işkence edilip çarmıha gerildiği ve saatlerce orada acılar içinde tutularak öldürüldüğü anlatılır;

Ve dokuzuncu saate doğru, İsa: Eli, eli, lama sabktani? Yani: Allah’ım, Allah’ım beni niçin bıraktın? Diye yüksek sesle bağırdı” Matta ( 27:46, Markos 15:34 )

İncilin yazılırken “ilahi bir yanı olmasına rağmen” daha dramatik olsun diye bir kısmın çevirilmemesi ve ibranicesi ile söylenmesi daha uygun olur diye düşünülmüş olsa gerek.

Bırakın peygamber olanlarını tarihte para, kadın vs amaçlarla savaşıp öldürülen pek çok kimse vardır ki son nefeslerinde dahi yalvarmamışlar, yakınmamışlar ve ancak davalarını yücelten sözler söylemişlerdir. İçimizden pek çoğu dahi Allah için böyle bir görev verilmiş olsa idi seve seve canını verir ve en sonunda Allah ‘ın büyüklüğünü haykırırdı. Fakat işin doğrusu bu değildir. İnsanlar HZ isa suretinde birinin çarmıha gerildiğini görmüşler ve onun kim olduğunu anlayamamışlardı. Bu Hz İsa’ya Allah ın bahşettiği mucizelerden bir başkası idi. O gökyüzüne çekilmiş ve ruhu Allah’ın kendisine lütfettiği makama konulmuştu. Kendisini ele veren kişi de İsa suretine sokulmuştu. İnsanlar bu durumdan haberdar olamayacakları için Hz İsa nın çarmıha gerilişi ve onun hakkındaki yorumlarından türlü türlü sonuçlara varmışlar bunun için bir neden bulma zorunluğu hissetmişlerdi.

55- O zaman Allah şöyle dedi: "Ey İsa, şüphesiz ki seni vefa ettireceğim, seni kendime yükselteceğim ve seni inkârcılardan temizleyeceğim. Hem sana uyanları, kıyamete kadar o küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz banadır, ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim".

İncil vaizleri İsa’nın çarmıha gerilmesini onun Tanrılığına ispat olarak kullanmayı severler. “ bak, İsa Tanrı yada Tanrı Oğlu olduğunu iddia etmeseydi, Yahudiler onu öldürmezdi” demekte arkasından “yahudiler onun öğretisini kesinlikle anlamışlardı” cümselini eklemeyi de görev bilmişlerdir. Ancak incil tam tersini söylemekte ve Hz İsa insanların kendisini hiç anlamadığını hatta dinlemediğini belirtmektedir.

“ Neden söylediğimi anlamıyorsunuz ? Çünkü benim sözümü dinlemiyorsunuz” ( Yuhanna 8:43 ve Markos 4:13 )

Bırakın yahudileri İsa nın havarisi olmuş bir düzineden az insan dahi onu anlamakta zorluk çekiyorlardı. ( Markos 9:32 Luka 18:34, 9 :45, Yuhanna 8;27, 12:6 )


Ayrıca Yahudilerin öldürdüğü peygamberlerin sayısı bilinmez. Her öldürdükleri ilah olduğunu mu iddia etmişti ? Din adamları İncil’de dünyanın sabit ve hareket edemez olduğu yazıyor diye dünyanın yuvarlak ve dönüyor olduğunu söyleyen Galile yi ölüme mahkum etmişti. Görüyoruz ki derin taasuba kapılmış din adamları kendilerine ve ellirendekine en ufak bir farklılıkla kim gelse dehşete kapılıp ölümlerine fetva çıkartmışlar. Aynı zamanda İsa nın halk tarafından sevilerek taraftar toplaması ve din adamlarının, yöneticilerin canını fena halde sıkıyordu; çünki Hz isa onları dünyaya tapmak ve din ile sömürmük yüzünden eleştiriyordu.

Haça gerilme hikayesine göre İsa, ilahi görevini kabullenmiştir. Tanrı, insanlığın günahı için onu kurtarmaya yada ölmesine seyirci kalmasına söz vermiş midir ? Öyleyse tanrıyı terk etmekle nasıl suçlar ? Bu tanrıya atılmış bir iftira bir suçlama değil midir ? Tanrı’nın yalnız bırakıp ihanet etmesi söz konusu mudur ? Yada başka bir gizem varsa bunu vahiy yoluyla Hz İsa bilemez miydi ? Hem kendini feda eden kimsenin sanki başka bir beklenti ile en sonun da “ beni neden yalnız bıraktın, yada nerde kaldın neden yardım etmedin gibi anlamlara gelebilecek cümleler söylemesi ve bağırması düşünülemez. Bunun yerine “ bunun için gelmiştim, misyonumu tamamladım, şükürler olsun, bütün insanları sonsuza dek affet”.. Ayrıca Tanrı kendi kendine dua etmez bunu da görmezden geliyorsunuz. Tanrım tanrım diye tanrı kendini çağırır mı ?

Bir kimse komşuları hata yapınca onları affetmek için oğlunu kurban etse, bu kişi nasıl akıllı ve adil olarak nitelendirilebilir ? Bizler dahi düşmanlarımızı bile bazen bir sebep olmaksızın sadece “afedersin” demeleriyle affedebiliyoruz. Tanrı elbette kendi oğlunu vahşice öldürtmeden de affedebilirdi.

Dramatize edilmiş öğretiye göre; hayatını feda etmeye gönüllü olan bir oğul, babasından daha büyük bir kahramandır. Çünkü babası kendisi gelmek yerine oğlunu göndererek bencilce davranmıştır ve de herşeye gücü yetmesine rağmen bir avuç caniyi affetmek için kendi biricik oğlunu işkenceyle öldürtmüştür.

Bu durum “ilahi fedakarlık” hikayesini bir kurban eylemi olmaktan bile uzak yapıyor. Çünkü teslis doktrinine göre Tanrı kişiliğinin üçte birini kurban etmiştir. Bir insan kendi hayatını feda ettiğinde sahip olduğu herşeyi kurban eder. Allah’ın insanlar için oğlunu Kurban etmesi bir insanın Allah a kendini kurban etmesinin yanında çok komik ve iğrençtir. Kul dahi gerek duyulduğu zaman kendini feda eder..

Eğer “hepsi İsa’yı bırakıp kaçtılar” ( Markos 15:50 ) ise İsa nın tutuklanışı sonrasındaki gerçek şahitler ve olayı aktaranlar kimlerdir? Onu öldürenlerin ve etrafta tesadüfen bulunanların kulaktan dolma söylemlerine nasıl güvenebiliriz ?

İnsanlığın kurtuluşu haça gerilme ile mümkün olabiliyorsa, Tanrı seçilmiş bir kavmi binlerce yıl boyunca hazırlamak gereğini neden duymuştur ? Yada iyi bir insan olmak neden gereklidir ?

Havariler acaba neden canlarını feda ederek Hz İsa’nın öldürülmesine karşı savaşmadılar cesurca…Acaba onlara çarmıhtaki kişinin Hz isa olmadığını bildiren bir güç mü vardı, yoksa onlar güvenilmez kimseler miydi ?

Kuran-ı Kerim de Hz İsa’nın öldürülmediği bildirilmiştir.
4/157- Bir de "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler.
158- Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, aziz (daima üstün)dir, hikmet sahibidir.

Hiç yorum yok: