1 Mayıs 2008 Perşembe

KURAN IN İNCİL HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜ

KURAN NE DİYOR ?

''Allah bu kitap yazarlarını nasıl tanımlar.''

Kuran;2-78 İçlerinde bir takım ümmîler vardır ki, Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyorlar.


Kuran;2-79 Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için "Bu Allah katındandır" diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!


İşte ortak yönlerimiz;

ALLAH BİRDİR
Sizin İlahınız tek bir İlah'tır; O'ndan başka İlah yoktur... (Bakara Suresi, 163)
... O Allah, birdir. (İhlas Suresi, 1)
İncil
...Tanrımız olan Rab tek Rab'dir. Tanrın olan Rab'bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün aklınla ve bütün gücünle sev... 'Tanrı tektir ve O'ndan başkası yoktur' demekle doğruyu söyledin. (Markos, 12: 29-32)
Tevrat
Ya RAB, bir benzerin yok, Sen'den başka Tanrı da yok!.. (1. Tarihler, 17: 20)
RAB, kendisi Allah'tır, O'ndan başkası yoktur bilesin diye sana bu gösterildi. (Tesniye, 4: 35)
ALLAH HERŞEYİN RABBİ'DİR
Tartışmasız, sizin İlahınız gerçekten birdir. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi'dir, doğuların da Rabbi'dir. (Saffat Suresi, 4-5)
İncil
… Ey Efendimiz! Yeri göğü, denizi ve onların içindekilerin tümünü yaratan Sensin. (Elçilerin İşleri, 4: 24)
YALNIZCA ALLAH'A KULLUK ETMEK
De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim..." (Al-i İmran Suresi, 64)
İncil
... 'Tanrın olan Rab'be tap, yalnız O'na kulluk et' diye yazılmıştır. (Matta, 4: 10)
Tevrat
Ama siz yollarımdan sapar, kurallarımı, buyruklarımı bırakır, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız, size verdiğim ülkeden sizi söküp atacağım… (II. Tarihler, 7: 19-20)
Bu nedenle resim ve figürlerin önünde eğilmek ve uluhiyet atfetmek haramdır.

KURAN NE DİYOR ?

''Allah bu kitap yazarlarını nasıl tanımlar.''

Kuran;2-78 İçlerinde bir takım ümmîler vardır ki, Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyorlar.


Kuran;2-79 Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için "Bu Allah katındandır" diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!


İşte ortak yönlerimiz;

ALLAH BİRDİR
Sizin İlahınız tek bir İlah'tır; O'ndan başka İlah yoktur... (Bakara Suresi, 163)
... O Allah, birdir. (İhlas Suresi, 1)
İncil
...Tanrımız olan Rab tek Rab'dir. Tanrın olan Rab'bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün aklınla ve bütün gücünle sev... 'Tanrı tektir ve O'ndan başkası yoktur' demekle doğruyu söyledin. (Markos, 12: 29-32)
Tevrat
Ya RAB, bir benzerin yok, Sen'den başka Tanrı da yok!.. (1. Tarihler, 17: 20)
RAB, kendisi Allah'tır, O'ndan başkası yoktur bilesin diye sana bu gösterildi. (Tesniye, 4: 35)
ALLAH HERŞEYİN RABBİ'DİR
Tartışmasız, sizin İlahınız gerçekten birdir. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi'dir, doğuların da Rabbi'dir. (Saffat Suresi, 4-5)
İncil
… Ey Efendimiz! Yeri göğü, denizi ve onların içindekilerin tümünü yaratan Sensin. (Elçilerin İşleri, 4: 24)
YALNIZCA ALLAH'A KULLUK ETMEK
De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim..." (Al-i İmran Suresi, 64)
İncil
... 'Tanrın olan Rab'be tap, yalnız O'na kulluk et' diye yazılmıştır. (Matta, 4: 10)
Tevrat
Ama siz yollarımdan sapar, kurallarımı, buyruklarımı bırakır, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız, size verdiğim ülkeden sizi söküp atacağım… (II. Tarihler, 7: 19-20)
Bu nedenle resim ve figürlerin önünde eğilmek ve uluhiyet atfetmek haramdır.

HRİSTİYANLAR NEDEN MÜSLÜMAN OLMALI?

( .Babadan kalan dine mensup olmak doğruyu bulmak değildir, fakat samimiyetle doğruyu aramak, tarafsızca, sağlam bilgiyle, sağduyu ile hareket etmek kişiyi Allah katında samimiyet sahipleri arasına koyar ) İNCİL VE TEVRAT'IN RUHU KURAN'I HAYKIRIR ! İZNİK KONSİLİNDE ALINAN KARARLARI DEĞİL!
Üçleme doktrinin Iznik konferansi'nin ( M.S. 325) bir ürünü oldugu tartismasiz kabul gören bir dogrudur. Huw Parri Owen, King's Üniversitesi Hristiyan Doktrini eski profosörü, Londra Üniversitesi, bu gerçegi kabul eder:
“... ilk kilise Engizisyon doktrinini formule etmistir. Burada ilk ana mihenktasi 325'te iznikte toplanan konsey ve 451 yilinda Kadiköy'de bir araya gelen konseydir. Asirlar içinde Isalojinin tanimi ve doktrini, direkt yada endirekt olarak bu iki konsey tarafindan üretilen formüllerin ürünüdür. Iznik'ten sonra, Ortodoks çevrelerde Isa'nin ilahi olduguna dair hiçbir kusku yoktu. ( Christian Theism, T&T. Clark, Edinburg, 1984, s 38-39 )”
Matta 23:9 ( yeryüzünde babaniz diye kimseyi çagirmayin; zira babaniz birdir, semavi babadir” Nitekim isa düzeltilmis son incillerde görülecegi gibi hiç bir zaman kendini Tanrinin tek oglu olarak adlandirmamistir. Ve pek çok yerde kendinden insanoglu, kul, hizmetçi peygamber seklinde bahsetmistir.
“... Benim babamin ve sizin babanizin, benim Allah'im ve sizin Allahinizin yanina çikiyorum” ( Yuhanna 20:17 )
Gal 3:26'da geçen '' hepiniz Tanri'nin ogullarisiniz. '' olan bu tanimlamanin ruhani anlamda oldugunu kabul ediyorsak, Isa'nin da Tanrinin oglu olarak belirtilmesini de o anlamda kabul etmemiz gerekmektedir.
Ayrica üçleme günümüz hiristiyanlik inancanin temelini olusturmasina ragmen tüm Isevilerin inanmak zorunda oldugu Eski Ahit'in 39 kitabinin hiçbirinde kesinlikle yoktur? Nuh, ibrahim, Musa ve Davut As vs bu doktrini vaaz etmemislerdir? Neden tam aksini israrla söylemislerdir.? (Tesniye 4:39, 6:4, 32:39,. Çikis 20:2-3. I Samuel 2:2. I Krallar 8:60, Isaya 42:8, 45:5-6 ) Markos 12:29 “Isa cevap verdi: Birincisi “ Dinle, ey Israil; Allah'imiz Rab bir olan Rabdir. Ve Rab Allah'ini bütün yüreginle bütün caninla, bütün fikrinle seveceksin.” Ya Matta 4:10, 6:24, Markos 10:18, Luka 18:19 tüm diger ayetlerde Allah'in birligini anlatir. Öyleyse neden Allah'tan baska tanrilara tapilmasi ve Hz Isa için kendinin israrla bir insanoglu, hizmetçi ve peygamber her inanan gibi bir oglu oldugunu anlatmasina ragmen Tanri yada ilahlik gibi bir kisve altinda gösterilmesi asla dogru degildir.
Matta “Beni tanri tanri diye çagiranlardan hiç biri tanri'nin kraliyetine giremeyecektir. Ancak cennetteki babamin isteklerini yapanlar hariç.” Sonraki ayetlerin isiginda 7:22,23 o ayetler ki Isa'nin O'na Tanri Tanri diyenlere kizginligini ve hosnutsuzlugunu ifade eder. O her zaman hem eliyle hem sözleri ile Tanrisallik için tek bir yeri isaret ediyordu. O da Allah. O bir peygamber ve kuldu, halka kendisini peygamber olarak tanitmisti.
Luk 7:39 Isa'yi evine çagirmis olan Ferisi bunu görünce kendi kendine, «Bu adam peygamber olsaydi, kendisine dokunan bu kadinin kim ve ne tür bir kadin oldugunu, günahkâr biri oldugunu anlardi» dedi.
Mat 21:46 O'nu tutuklamak istedilerse de, halkin tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayiyordu.
Yani o zaman Hz Isa'yi bizzat görmüs ve uzun uzun dinlemis kimseler onu peygamber biliyorlar fakat ondan yüzlerce yil sonra gelen kimseler O Tanri'dir yada biricik ogludur dedikleri için simdi herkes fikrini degistiriyor. Bu anlasilacak bir sey degildir.
1 ) HZ İSA'YA VE MUSA'YA İNANMA SEBEPLERİMİZ NELERSE AYNI NEDENLERE VE DAHA FAZLASINA HZ MUHAMMED'DE SAHİPTİR. Hz İsa'nın ve Hz Musa'nın Allah katındaki üstünlüklerine ve ilahi mesajları olduğuna inanmamızın nedenlerini sıralarsak;
Onların gösterdikleri büyük mucizeler, son derece yüksek ahlaklı ve dürüst kimseler olmaları, dünya servetlerine itibar etmeyip karşılığı yalnız ahirette beklemeleri, Her yerde ve herşeye gücü yeten, tarifsiz tek Tanrı'yı insanlara canları pahasına anlatmaları, ilk ilan ettiklerinde hep kavimlerinden eziyet görmeleri gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bunların hiç birini gözlerimizle görmedik fakat şahitlerin rivayetleri o kadar çok ve tarihte o kadar derin izler bırakmışlar ki onlara inanmamak mümkün değil.
İnanmayı gerekli kılan ; sayılan bu özellikler ve daha fazlası Hz Muhammed'te görülmektedir. Hatta tarihsel açıdan daha yakında olması ve hayatının hiç kimsenin incelenmediği kadar ayrıntılı incelenmiş olması ve Kuran'ın korunuşu açısından ulaşan bilgilerin doğruluk değeri son derece büyüktür ve önceki peygamberler hakkında gelen rivayetlerden ve delillerden çok daha sağlam kaynaklardır. Öyleyse her kim Hz İsa'ya Hz Musa'ya ve Hz İbrahim'e inanıyorsa aynı nedenlerden ve daha da fazlasından ötürü Hz Muhammed'e de inanmalıdır. O ancak ilan ettikleri ile kendinden öncekileri tasdik edici ve savunucudur. Kendini övmeden onları çokça över ve gerçeklerini anlatır. Bu açıdan da inanılmaya herşeyden daha fazla layıktır.
2 ) DENİZİN YARILIŞINI VE KÖRLERİN İYİLEŞMESİNİ MALESEF GÖREMEDİK FAKAT HZ MUHAMMED'İN EN BÜYÜK MUCİZESİ OLAN KURAN MUCİZESİNE TANIK OLABİLİRSİNİZ.
Kur'an içinde muhteşem bir matematiksel dizim barından mucizevi bir kitapdır. Bu uzunlukta bir edebi eserin ki toplumların hayatını değiştirmiş ve 1400 yıl sıkılmadan okunmuş... Aynı zamanda çok sofistike bir matematiksel sistemle indirilmiştir. Bu onun hem korunmasını sağlar ( bir harf çıkınca sistem bozulur) hem de ilahi bir söz olduğunu kanıtlar.
İçinde bilgisayarlar yardımıyla yada uzun süre el ile sayılmak süretiyle bir kısmı görülebilen matematiksel mucizeler olması neden ilahib ir söz olduğunu ispatlar? diye sorarsanız;
Allah kainatta herşeyi matematiksel bir düzen içinde yaratmış, herşeyi bir ölçüye göre tasarlamıştır. İnsanlar bir taşın suya düştüğü zaman yapacağı hareketi matematiksel formüllerinden yararlanarak hesaplayabilir fakat böyle bir fiziksel evren yaratamazlar. İzleyip takdir edebilirler ama yoktan oluşturamazlar. Aynı şekilde Allah'ın en güzel eserlerinden olan bu Kitap ( Kuran) da bu özelliği taşır ve bir formuller sistemi içinde yaratılmıştır. İnsanlar tespit edip alkışlayabilirler ama böyle bir kitap yazamazlar. Kuran'da dahi bu kitabın içinden küçük bir bölümün dahi tüm insanların birleşmeleri sonucunda bile benzerini yapamayacaklarını söylemektedir. Bu büyük bir mucizedir, herkes görbilir, dört işlemi bilmek ve sitemizde ki yazıları okumanız yeterlidir. Böylelikle İsrailoğullarının denizin yarılışını görmeleri, havarilerin gökten inen sofrayı görmeleri gibi siz de Kuran ın kıyamete kaar uzanan büyük mucizelerinin bir kolunu görebilirsiniz.
3 ) KURAN'IN GELECEKTEN VE GEÇMİŞTEN DOSDOĞRU HABERLER VEREN KANITLARI
Kur'an ayrıca gelecekle ilgili pek çok haber vermiş hepside şaşmaksızın tam olarak çıkmıştır. Verilen haberler özellikle herkesin beklentilerinin dışında gelişen olaylardan ve önceden tahmin edilmesi mümkün olmayan olaylardan seçilmiştir. Bir kitabın veridği haberlerden bir veya iki tanesinin doğru çıkması üstün bir öngörü olarak nitelendirilebilse bile tamamının geçmiş ve geleceğe dönük olarak onlarcasının eksiksiz doğru çıkması insani bir bilgi olmadığını zamanı ve mekanı aşan bir bilgi kaynağının vahyi olduğunu göstermektedir. Bunları da bizzat sitemizden inceleyebilirsiniz.
4 ) HİÇ BİR TOPLUM VE DEVLET GÜCÜNÜN BAŞARAMADIĞI TOPLUMSAL ISLAHIN BİR KAÇ SENEDE HZ MUHAMMED ARACILIĞIYLA BAŞARILMASI
İslam'ın bir başka büyük mucizesi de, sapıklıkta çok ileri gitmiş putperest bir çöl toplumunu medeni kılması ve dünyaya hakim hale getirmesidir. İslamdan önce içki, zina, hırsızlık, gücü yetene öldürmek, işkence, putlara kurban kesmek ve put satmak gibi iğrenç fiiler serbestti. Kız çocukları ekseriyetle diri diri toprağa gömülürdü. Kadına hayvan kadar değer verilmezdi.
Fakat islam'dan sonra içki, zina, faiz, hırsızlık bıçak gibi kesilmiş bunlar yapılırken hemen hemen hiç kan akıtılmamış ve ceza verilmemiştir. İnsanların en hayırlısı kadınlara ve çocuklara en kibar ve yardımsever davranan ilan edilmiş ve fakirlere yardım etmek zenginlere zorunlu kılınmıştı. İlim öğrenmek farzdı. Kısa sürede Selçuklu, Osmanlı gibi medeniyetler tartışmasız olarak dünyanın süper güçleri ve kutsal toprakların 1400 yıllık koruyucuları oldular. Ne zmaan din sadece lafta kaldı ve bütün güzellikler terkedildi, dünyaya tapılmaya başlandı, hemen alaşağı edildi ve ellerindekiler saçılıp dağıtıldı.
Günümüzde islamın 3-5 senede başardığı büyüklükte bir sosyal reformu ve büyük eğitim hamlesini bırakın sadece sigarayı yada içkiyi bıraktırmak yada aldatmayı engellenemek için milyarlarca dolarlık devlet bütçeleri ve uzmanlar ordusu aciz kalmakta hatta gittikçe toplumdaki yozlaşma artmaktadır. Bir toplumun ve bu dini samimiyetle seçen tüm insanların ahlak abidesi haline gelmeleri Allah'ın büyük bir mucizesidir. Kur'an da Allah'ın bir vaadi olarak açıklanmıştır bu üstünlük.
5 ) İSLAM AKIL VE MANTIĞA UYGUN, İNSAN FITRATI ÜZERİNE ALLAH'IN SEÇTİĞİ BİR DİNDİR.
İslam, tamamen bir kolaylık dinidir. İbadetler yada farzlar, kişinin can güvenliği yada hasalığı fakirliği gibi durumlar söz konusu olunca hemen rahatlatacak kadar esner, kolaylık gösterir. Allah pişman olup hatalarını düzeltmeye çalışanları affeder ve kusurlarını örter. İnsan fıtratından gelen ve insan için iyi olarak ezelde yaratılmış şeyler istenir ancak. Akla ve mantığa tamamen uygundur. Bazen soru işaretleri akla gelse de bu durum gayet normaldir. Sofistike ve son derece üstün bir sistem olan İslam, bilgisi az olan kimseler tarafından anında çözümlenememesi gayet normaldir. Örn; Domuz eti yememek, domuz seven kimseler için haşa saçma bir hüküm gibi görünmesine rağmen, ilerde tıp bilimi geliştikçe zararları ortaya çıkmış ve insanlar bilgilendikçe İslam'a daha büyük takdir yöneltmişlerdir. Kuran her ayeti ile geleceğe ışık tutar.
6 ) İBADETLERİNDE TIBBİ VE MANEVİ TEDAVİLER, BÜYÜK HAZLAR VE MUCİZELER GİZLİDİR
İslam'ın emrettiği ibadetlerin beden ve ruh sağlığı için son derece olumlu etkileri olduğu tıp dünyası tarafından kabul edilmiş hatta reçete olarak defalarca bu ibadetler verilmiştir.
7 ) İSLAM EVVEL Kİ PEYGAMBERLERİ ( HZ İSA MUSA VE İBRAHİM GİBİ ) REDDETMEK DEĞİL TAM TERSİNE ONLARI YÜCELTMEK VE DİNİNİ TAMAMLAMAKTIR.
Bir dindar ister musevi ister hıristiyan olsun, islama girmekle hiç bir şey kaybetmez, çünkü inancında bir şey eksilmez yine saygın ve mübarek olan Allah 'ın sevgilisi bu kimselere inanmaktadır. Sadece Hz Muhammed'i onları tasdik eden ve onları Allah için gönül den seven bir elçisi ve kardeşleri olarak kabul etmeyi inancına katarak güçlendirir. Bu öncekileri bir yok sayış dğeil tam tersine yepyeni bir yüceltme ve destekleyiştir. İnancın yeni bir şahitlikle güçlenmesidir. Kuran penceresinden Allah inancının ve o mübarek kimselerinin hayatlarının çok daha güçlü renklerle görülmesi zevkidir.
8 ) İSLAMI HAKKIYLA YAŞAYAN BATI DÜNYASI ALTIN ÇAĞINI YAŞAYACAK VE MÜSLÜMAN ARAP VE ÜTRK ÜLKELERİ KENDİLİĞİNDEN SİZLERE TABİ OLACAK, HAYRANLIKLARI ARTARACAKTIR. DÜNYADA BARIŞ HAKİM OLACAKTIR.
İtiraf etmek lazımdır ki, doğu dünyası müslümanları genel olarak dinlerine gerekli ilgiyi göstermemişler, ne bırakmış ne tutmuşlardır. Kitabın hemen hemen hiç bir ayetine uymayıp uyduklarına da gösteriş için uyarlar. Küçük bir gerçek müslüman azınlığı tarafından Kur'an ve Sünnet uygulanmaya çalışılmakta fakat bu genel görünüme yansıyamamaktadır. Üzülerek katılıyoruz ki; Yusuf İslam'ın söylediğini duyduğumuz şu söz gerçekleri dile getirmektedir; "Çok şükür ki, müslümanları tanımadan, islamı tanıma şansım oldu". Açıktır ki her kim günümüzdeki genel müslümanlığın hallerini ve ahlakını görse bu dine girmek istemez. Bu nedenle müslüman olmayanlarda suç bulmak çok daha zor. Koyu bir üzüntü oluşuyor bunu düşündükçe yüreklerimizde.
Fakat batı medeniyeti bazı kötü alışkanlıklarını ve önyargılarını saymazsak, son derece islama uygun bir yaşam çizgisi çizmektedirler. Temizliğe düşkünlükleri, bilime ve ibret almaya verdikleri önem, insanların birbirine saygısı bize sanki birazdan aralrında yeşermeye başlayacak olan İslam yaşantısını haber veriyor. Doğruda ağızlarda olan faat yaşantıdan kopmaya başlamış islam batıda yepyeni, taze bir güneş gibi eskisinden de güçlü parlayacaktır. Bu medeniyetler savaşının yok olması, dünyanın tek bir millet ve kardeş olması, savaş ve savaşa ayrılan boş emek, para yerine insanlığın refahı demektir. Dünyanın kurtuluşu islam'da gizlidir. Dünyanın en zengin kimselerinin islama uyarak zekat vermesi halinde ( ticaret malının her sene kırkda biridir ) dünyada ki en fakir ve aç kimseler bile tüm temel ihtiyaçları karşılayıp normal bir yaşam standardına kavuşacak, para dönüşümü ve ekonomideki canlılık patlayacak, tüm dünyada faizinde yavaş yavaş yok edilmesi ile üretim patlaması yaşanacaktır.
Eskiden size savaş açan yada nefret eden islam devletleri ( tarihi nedenler, haçlı seferi, liderlerin açıklamaları gibi nedenlerle ) artık batılılara gönüllü olarak bağlanacak ve kardeşten ileri sayacaktır. Yönetimlerini size verecek ve eyaletlerinize dönüşecektir. Barış hoşunuza gitmez mi? evvelden islamı seçen Osmanlı devleti için Arap olmamalarına rağmen aynı şeyi yapmışlar, türklere tüm islam devletleri bağlanarak eyaletleri olmuştu ve tüm müslümanlar herşeye rağpmen bugün bile türklerin eski hallerinden gurula bahseder ve benimserler.
Bu ihtimalleri uzak görmeyin. Bir yangın ancak bir kıvılcım kadar uzaktır. Bir kıvılcım ise kalplerimizde gizlidir. Bir kaç kişiyle başlayan yeni strateji teknolojinin ve haklı olmanın verdiği güçle anında tüm dünyada etkisini gösterecektir. Bunlar vaadedilmiştir. Siz zaten olacak bir işin öncüleri olmaya davet ediliyorsunuz. Sağduyunun Hak'ka duyarsız kalması düşünülemez. Doğru söz ve iyi niyetler elbette meyvesini verecektir.
9 ) BUNCA SAĞLAM DELİLE RAĞMEN ALLAH'IN HER DEVİRDE ELÇİ GÖNDERMEK GİBİ SIRADAN BİR ADETİNİ YALANLAR İSENİZ O ZAMAN ŞEREFLİ KİMSELERE ŞARLATAN DEMİŞ VE ALAY ETMİŞ OLACAKSINIZ. ONLARIN ÖLDÜRÜLMESİNE VEYA HAKKIN ORTADAN KALKMASINA DESTEK VERMİŞ OLACAKSINIZ. (HAÇLI SEFERLERİ)
Eğer siz herşeye rağmen Hz Muhammed için ( haşa ) büyük bir şarlatandı derseniz. hayatını Allah' a adamış, evvelki elçileri tasdik edip haklarını ve davalarını korumak için ölümüne savaşıp ağır yaralar almış, dünyayı Allah rızası için terketmiş, gecelerini ibadetle geçiren fakirlerin ve yetimlerin babası olan, el-emin lakaplı, Allah'tan başkasına hiç tapmamış ve hiç yalan söylememiş bir kimseye büyük haksızlık ve iftira etmiş olacaksınız. Meryem'e de, Hz Musa'ya da ve Hz Nuh'a da iftira etmişlerdi ve hep önceki ümmetler yeni gelenleri kabullenmekte zorlanmıştı. Fakat Allah kullarını uyarmaya devam edecektir.
Onun aleyhinde sağlam deliller olmaksızın elinizde, Hz Muhammed'e inanarak Allah aşığı olaniyiliksever değerli kimseleri de aşağılamış olacaksınız. Buna hiç bir gerekliliğiniz yok. Ahitlerde de bu yazmaz. İncil'de din meyvelerinin peygamberlik ilan eden kimseler için karar vermede önemli bir gösterge olduğu belirtilmiştir. islam sapıklığı , doğruluk ve dindarlığa çevirmiştir.
Güzel düşünen ve elindeki delillerle iyi niyetle hareket eden, Allah rızası için, Allah'ı hiç kimsenin savunmadığı gibi savunmuş ve dünyanın çoğunluğunu buna ikna etmiş ( bizinillah ) bir kimseye ancak güzel bir şekilde inanıp destek vermekten daha güzel ve evvelindekileri memnun edici hangi davranış olabilir. Bir kimseye dost olmak isteyen O kimsenin dostlarına sormalıdır halini, düşman olan kimselerden içine kin ve nefret karışmış cevaplardan başkası çıkmaz. Bir kişiyi en güzel ailesi tanır, onu başka ülkede yaşamış ve düşmanlık besleyen birine sormak hata olabilir.
HZ İSA O'NU MÜJDELEMİŞTİ

Watt diyor ki, "Hz. Muhammed’in gerçekten bir peygamber olduğuna inanıyor ve biz Hıristiyanlar’ın, "Onları meyvelerinden tanırsın" (Matta, 7.20) anlamındaki Hıristiyan prensibi gereğince bunu kabul etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Çünkü asırlar boyunca İslam, birçok üstün ve zühd sahibi insan yetiştirmiştir" der.31 Hatta o, Resulullah (s.a) terimini tercüme ederken "Resul" kelimesinin İngilizce’deki karşılığı olan "messenger/elçi"ın seküler bir anlam taşıdığını onun yerine "prophet/peygamber" teriminin kullanılması gerektiğini söyler.

Gerçekten de Hz Muhammed putperestliği Arap yarımadasından silerek tek Allah’a ibadet edilen ibadethaneler açılmasını, köleliğin büyük ölçüde azaltılarak ahlakın yayılmasını sağlamış, kız çocuklarının gömülmesine ve fuhşa mani olmuş, fakirlerin babası ve güvenilir bir insan olarak ün salarak kendisi fakir yaşamayı tercih etmiş Allah’ın elçisidir.

Yuhanna İncilinin 14.babının 16.âyetinde İsa aleyhisselam;
(Allah size, sizinle beraber kalacak bir teselli edici gönderecektir) demektedir.

26. âyetinde ise, (Bu hakiki tesellici size her şeyi öğretecek ve size benim öğrettiklerimi de hatırlatacaktır) demektedir.

16.babın 13.âyetinde ise, (O, size her hakikate yol gösterecektir. Zira O, size kendiliğinden bir şey söylemeyecek, fakat Allah’ın söylediklerini size bildirecektir) demektedir. [Hıristiyanlar (Tesellici) kelimesini (Ruh) diye tercümede ısrar ederler.]


Bundan başka, Kitab-ı mukaddesin Eski Ahd (Tevrat) kısmında Arab ırkından bir Peygamber geleceği yazılıdır. Tesniyenin 18.babının 15.âyetinde, Musa aleyhisselamın İsraillilere, (Rab sizin için aranızdan, kardeşlerinizden benim gibi bir Peygamber “aleyhissalatü vesselam” çıkaracaktır) dediği yazılıdır. Burada bahis konusu olan İsraillilerin kardeşleri, İsmaililer yani Arablardır. İşte İncil’de ve Tevrat’ta yazılı olan ve Arab ırkından geleceği müjdelenen bu son Peygamber, Muhammed aleyhisselamdır.


Pavlos’un yazdığı ve Hıristiyanların Kitab-ı mukaddesten kabul ettikleri mektuplardan "Korintoslulara 1.mektubun, 13/ 8 de, (Peygamberler sona erecek, diller de kaybolacak [Latince gibi], ilim iptal olacak [Ortaçağ ilmi gibi], ama O kâmil gelince, yarım kalan ve kusurlu olan bilgiler ortadan kalkacaktır) deniliyor. [Bu yazı Türkçe Kitab-ı Mukaddeste de vardır.]

15- Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi gözetirsiniz.16- Ben de Baba’ya yalvaracağım ve o size başka bir "Paraklit" gönderecektir. İncil-Yuhanna-14, 15-16

Hıristiyanlar Paraklit’ten kastın Cebrail olduğunu söylerler. Peki İncil’in diğer yerlerinde geçen Hz. Cebrail neden hiçbir yerde Paraklit olarak geçmemektedir de, gelecekte geleceği belirtilen şahıs söz konusu olunca Paraklit ifadesiyle Hz. Cebrail kastedilmektedir? Hz. İsa, Yuhanna 16’da gelecek Paraklit’in kendisi gibi olduğunu söylemektedir. İnsan olan Hz. Muhammed mi, yoksa Cebrail mi Hz. İsa’ya benzer ve onun gibidir? Hz. İsa’dan sonra gelip de Hz. İsa’nın Peygamberliğini savunan, Allah’ın varlığından ahiretin varlığına kadar tüm temel imani noktaları insanlara öğreten, kendisinin bilgisiyle değil, Allah’ın kitap olarak indirdiği vahiyle öğreten Peygamberimizden başka kim vardır?
Prof. Abdulahad Davud’a göre Paraklit kelimesinin Hz. İsa tarafından vazedilen Arami lisanındaki "Himda" ve "Hemida" kelimelerinin Eski Yunanca’ya tercüme edilmiş şekli olması kuvvetle muhtemeldir. (Bir önceki bölümde Eski Ahit’te bu kelimeyle Peygamberimize işaret edildiğini gördük.)





O PEYGAMBER
20- Yahya’nın tanıklığı şöyle oldu, açıkça konuştu, inkâr etmedi: "Ben Mesih değilim" diye açıkça konuştu.21- Onlar da kendisine: "Öyleyse sen kimsin? Sen İlyas mısın?" diye sordular: O da "Değilim" dedi."Sen O Peygamber misin?"Yahya: "Hayır" diye cevap verdi... İncil-Yuhanna-1, 20-21
Hz. Yahya’ya 3 soru sorulmaktadır ve O, bu 3 soruya da olumsuz cevap verir:
1- Sen Mesih misin? (İsa mısın?)2- Sen İlyas mısın?3- Sen O Peygamber misin?
Matta İncil’ine dayanıp, Yahya Peygamberin, İlyas Peygamber olacağını söyleyenler olmuştur. Buradaki ifade "O zaman öğrenciler İsa’nın kendilerine Vaftizci Yahya’dan söz ettiğini anladılar." şeklindedir. (Bakınız İncil-Matta-17, 11-13) Oysa Yuhanna’da geçen ifadede Yahya çok açık bir şekilde İlyas olmadığını söyler.
Yuhanna’da 3 ayrı Peygamberden bahsedilir. Bunlar 1-İsa, 2- İlyas, 3- O Peygamber’dir. Yahya Peygamberin İsa Peygamberle aynı dönemde yaşadığı bilinmektedir. İncil’de, İsa Peygamber, İlyas’ın geldiğini ve insanların ona çok çileler çektirdiğini söyler (Bakınız İncil-Matta 17-12).
Peki o zaman "O Peygamber" kimdir? İnsanlar Tevrat’ın –Tesniye 18/18-deki ifadesinde belirtilen Peygamberi beklemektedirler (Bir önceki bölümde bu ifadeyi inceledik) Bu da göstermektedir ki "O Peygamber" Hz. İsa’dan farklı bir şahsiyettir. Peki Tevrat-Tesniye-18/18-de belirtildiği gibi Allah’tan aldığı sözleri insanlara duyuran, Hz. İsa’nın çıktığı dönemde hâlâ gelmemiş olan ve Hz. İsa’dan farklı olan Peygamber kimdir? Hz. Muhammed dışında Allah’tan aldığı Peygamberlik görevini yerine getirip tarihte önemli bir yer kazanmış ve Hz. İsa’dan sonra gelmiş ikinci bir insan gösterilemez.

YALANCI PEYGAMBER NASIL TANINIR?
15- Yalancı Peygamberlerden sakının. Onlar size koyun postu içinde yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır. 16- Onları yaşam ürünlerinden tanıyacaksınız. Hiç dikenlerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanır mı? 17- Her iyi ağaç iyi ürün verir. Çürük ağaç ise kötü ürün verir.18- İyi ağaç kötü ürün vermediği gibi, çürük ağaç da iyi ürün vermez. 19- İyi ürün vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır. 20- Demek ki onları yaşam ürünlerinden tanıyacaksınız. İncil-Matta-7 (15-20)
İncil’in hiçbir yerinde Hz. İsa’dan sonra Peygamber gelmeyeceği söylenmez. Buna karşın İncil’de Peygamberlik iddiasında olanları tanımada şu kriter verilir: "Verilen ürüne bak ve yalancı ile doğru söyleyeni ayırt et." Oysa Hz. İsa’dan sonra hiç Peygamber gelmeyecek olsaydı; Hz. İsa "Benden sonra Peygamber gelmeyecektir, benden sonra kim Peygamberlik iddia ederse o yalancıdır." diye çok kestirme bir şekilde bu soruyu cevaplayabilirdi. Hz. İsa’nın, yalancı ve doğru Peygamber’i ayırt etmede tavsiye ettiği yöntem, başlı başına Hz. İsa İncil’in hiçbir yerinde Hz. İsa’dan sonra Peygamber gelmeyeceği söylenmez. Buna karşın İncil’de Peygamberlik iddiasında olanları tanımada şu kriter verilir: "Verilen ürüne bak ve yalancı ile doğru söyleyeni ayırt et." Oysa Hz. İsa’dan sonra hiç Peygamber gelmeyecek olsaydı; Hz. İsa "Benden sonra Peygamber gelmeyecektir, benden sonra kim Peygamberlik iddia ederse o yalancıdır." diye çok kestirme bir şekilde bu soruyu cevaplayabilirdi. Hz. İsa’nın, yalancı ve doğru Peygamber’i ayırt etmede tavsiye ettiği yöntem, başlı başına Hz. İsa’dan sonra Peygamber geleceğine yeterli delildir. Hz. İsa’dan sonra Peygamber gelecek olması ise Hz. Muhammed’in Peygamberliğine Hıristiyanlar için yeterli delil olmalıdır. Çünkü Hz. İsa’dan sonra gelip de Allah’a inanan, Allah’a güvenen, Allah’ı seven, putları terkeden toplulukların oluşması gibi harika bir ürün sadece ve sadece Peygamberimizle yollanan din sayesinde elde edilmiştir.Tüm bu açık gerçeklere ve Tevrat’taki, İncil’deki işaretlere rağmen Tevrat’ın ve İncil’in onayladığını hahamlar, papazlar örtbas etmek için, saptırmak için yarışırlar

Allah’ı bırakıp bilginlerini, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i efendiler edindiler. Halbuki hepsi de tek Tanrı’ya kulluk etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O’ndan başka tanrı yoktur. O bunların ortak koştukları şeylerden yücedir. 9- Tevbe Suresi 31
Kutsal kitabın bağlılarıyla, zalim olanları hariç, en güzel olan bir tarzın dışında bir yöntemle mücadele etmeyin. Ve deyin ki: "Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Tanrı’mız ve Tanrı’nız aynıdır. Biz sadece O’na teslim olduk." Ankebut Suresi 46
Selametle (İslam’la) gelen Peygamberin söylediği eğer çıkarsa onun gerçekten Efendinin gönderdiği Peygamber olduğu anlaşılır. Eski Ahit-Yeremya-28-9

Tercümede "Selametle" diye çevrilen bu kelimenin Eski Ahit’in orijinal dilinde "İslamla" aynı anlama geldiğini gördük. Tarihsel olarak Hz. Musa’dan sonra gelip de 1- Allah’ın varlığını, 2- Allah’tan başkasına tapmamayı, 3- Bütün Peygamberlerin onaylanmasını, 4- Ahiret gününe inanmayı, 5- Güzel ahlâkı savunmayı; öldürmeye, çalmaya karşı durmayı ve zayıfların, yetimlerin gözetilmesini söyleyen ve bunu dünya çapında yerleştiren iki Peygamberden biri Hz. İsa, diğeri Peygamberimiz Hz. Muhammed’dir. Eski Ahit’te geçen ifade, bir Peygamberin söylediklerinin çıkmasının ve Peygamberin İslam’la gelmesinin; O Peygamberin doğruluğunu göstereceğini söylüyor. Peygamberimiz’in söyledikleri sonucu milyarlarca insan, Allah’ı sevmiş, Allah’ın kudretinin sonsuzluğuna inanmış; Allah’ın, Peygamberimize verdiği kitapta tüm söylenenlerin doğruluğu ise tarihin ilerlemesi ve bilimin gelişmesiyle anlaşılmıştır. Eski Ahit’in hiçbir yerinde ise Hz. Musa’dan sonra Peygamber gelmeyeceğine dair bir açıklama yoktur. Hz. Muhammed’in Peygamberliğinin doğruluğunu Eski Ahit’e inanan bir kişi, sırf bu ifadeden bile anlayabilir. Üstelik Eski Ahit, bir Peygamberin selametle (İslam’la) gelmesini şart koşarken, İslam ismi en çok Hz. Muhammed ile bütünleşmiştir


PEYGAMBERİMİZİN ÇIKTIĞI YERE İŞARET
1- Ve Allah adamı Musa’nın ölümünden önce İsrailoğullarına okuduğu hayır dua şudur.2- Ve dedi: Efendiniz Sina’dan geldi. Ve onlara Seir’den doğdu. Paran dağından parladı. Ve mukaddeslerin on binlercesinin içinden geldi. Onlar için sağ elinde alev alev yanan ateş vardı. Eski Ahit-Tesniye 33, 1-2
Vefatından önce Hz. Musa’nın duası gerçekten de ilginçtir. Bu ifadede geçen 1. yer olan Sina Dağı, Hz. Musa’nın çıktığı bölgedir. 2. yer Seir olup, Hz. İsa’nın çıktığı bölgedir. 3. yer ise Peygamberimiz Hz. Muhammed’in çıktığı bölgeyi ifade eden Paran Dağlarıdır. Böylelikle Hz. Musa’nın duasında söyledikleriyle; insanların tek Allah inancına inanmasını sağlayan, insanlığın geleceğinde yaygın şekilde kabul görecek, Allah’ın gönderdiği 3 din bir arada anılmaktadır. Bu ifade aynı zamanda Tevrat’ın kendisinden sonra gelen Hz. İsa’yı ve Hz. Muhammed’i onayladığının bir delilidir. Kuran nasıl sonda diğer Peygamberleri; Hz. Musa’yı ve Hz. İsa’yı onayladıysa, Tevrat da bunu başta gerçekleştirmiştir. Tesniye 33-2’de Peygamberimiz’in onbinlerin içinde geleceğinin söylenmesi, daha yaşarken Peygamberimize onbinlerce insanın uyması bakımından, oluşmuş olan gerçeklikle tamamen uyumludur.

TEVRAT VE İNCİL İSLAMI MÜJDELİYOR, TÜM PEYGAMBERLER MÜSLÜMANLAR GİBİ İBADET EDİYOR

Allah’ım emrettiği ibadet ve dua şekilleri Tevrat ve İncil’de açıkça yazılmıştır. Fakat ne gariptir ki Hıristiyan ve yahudiler böyle ibadet etmez de müslümanlar aynen anlatıldığı üzere ibadet eder. BU bozulmamış ve saf din olan İslam’ın Tevrat ve İncil’de görünen başka bir mucizesi ve işaretidir.
NAMAZDAKİ SECDE
2.Ta.20: 18 Yehosafat yüzü yere dönük rukuya vardi, Yahuda halkiyla Yerusalim'de oturanlar RAB'bin önünde saygiyla secdeye vardilar. ''
DUA ETME ŞEKLİ, NAMAZDA Kİ RUKÜ VE SECDE
Neh.8: 6 Ezra yüce Rab'be hamt/sükür/sükret etti bütün halkda ellerini kaldirip, "Amin! Amin!" diye karsilik verdi. '' Rukuya, yüzleri / burunlari yerde Rab'be secdeye vardilar. '' kutsalkitaplar.net çevirisi ''
NAMAZDA Kİ DUA VE TAHİYYAT (teşehhüd) OTURUŞU
1.Kr.8: 54 Süleyman, RAB'be duasini ve yalvarisini bitirince, elleri göklere açik, dizleri üzerine çökmüs oldugu RAB'bin sunaginin önünden kalkti.
Luk 22:41 Onlardan bir tas atimi kadar uzaklasti ve diz çökerek söyle dua etti: "Baba, senin istegine uygunsa, bu kâseyi* benden uzaklastir. Yine de benim degil, senin istedigin olsun."
SECDELER
Mar 14:35 Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanip dua etmeye basladi. "Mümkünse o saati yasamayayim" dedi.
Mez.95: 6 Gelin, tapinalim, egilelim, Bizi yaratan RAB'bin önünde diz çökelim.
Mez.95: 6 Gelin, yaratici Rab'bin önünde secdeye, rukuya varip diz çökelim. ' kutsalkitaplar.net tercümesidir.''
Çik.34: 8 Musa hemen yere kapanip tapindi. ( ARKA ARKAYA SECDELER )
1.Ta.29: 20 Sonra Davut bütün topluluga, "Tanriniz RAB'bi övün!" dedi. Böylece hepsi atalarinin Tanrisi RAB'bi övdü; Tanri'nin ve kralin önünde baslarini egip yere kapandi.
2.Ta.29: 30 Kral Hizkiya ile önderler, Levililer'e Davut'un ve Bilici Asaf'in sözleriyle RAB'bi övmelerini söylediler. Onlar da sevinçle övgüler sundular, baslarini egip tapindilar.
BAŞ ÖRTÜSÜ VE TESETTÜR
1 Korintliler:11-6 Eger kadin örtünmüyorsa, saçini kestirsin. Ama kadinin saçini kestirmesi ya da tras etmesi ayipsa, basini örtsün. yas:22-5 «Kadinlar erkek giysisi, erkekler de kadin giysisi giymesin. Tanriniz RAB bu gibi seyleri yapanlardan tiksinir.

İNCİL VE TEVRATTAKİ BOZULMANIN İSPATLARI

İşte delilleri ;

1 ) Tekvin Bap 5 ve 11'de Adem ile İbrahim arasında 19 tane nesiden bahsedilmektedir. Luka bunlara bir fazlasını ekler. Tekvin'e göre Selah Arpakşad'ın oğludur. ancak Luka Selah'ın Kainan'ın oğlu olduğunu söyler. Belli ki, bunlardan bir tanesi eklenmiştir. ya da diğeri Kainan'ıhiçe saymıştır.

2 ) Tekvin bap 6,7 ve 8'de tüm dünyayı kaplayan bir tufandan bahsedilir. Bu tufandan yaşayan tüm canlılar etkilenmiş, hepsi yok olmuşlardır. Modern arkeolojinin bugünkü bulguları bu sav ile çelişmektedir. Philedelphia'daki Temple üniversitesi'nde matematik profosörü olan Allen Paulos'un, bu abartılmış hikayeyi reddetmek için çok farklı bir sebebi vardır:

Tekvin, tufanın gökyüzünn altındaki tüm yüksek tepeleri kapladığını yazar. Kelime anlamı ile alındığında bu dünyanın üzerinde 10000 ile 20000 fit su olması demektir. Bu da yaklaşık yarım milyar mil küp sıvı anlamına gelir. İncilde anlatıldığı üzere kırk gün kırk gece sürdüğüne göre bu 960 saat demektir. Bu da yağmurun saatte en az 15 feet hız aile yere inmiş olmasıdır. Böylesine bir yağmurun ise herhangi bir uçağı yada içinde binlerce hayvan olan bir gemiyi batırması kaçınılmazdır.

( Innumeracy John Allen Paulos, Vintage Books, New York 1990 s 16 )

Ayrıca tüm yeryüzünün sulara gömülmesiyle bütün hayvan ırklarının yok olmasını engellemek için her hayvandan bir bir çift alındığı yazılıdır. Bu mümkün değildir çünkü dünyada trilyonlarca türde canlı yaşamaktadır.

Kur’an da ise yerden kaynakların fışkırması ve yağmurun çok yağması sonucunda bir afet olduğu yazılıdır ve asla tüm dünyada olduğunu söylemez Eski Ahit’in aksine. Ve bu şekilde hem eski ahitten bir esinlenme olmadığını hem de doğru bilgi vererek ilahi kaynaktan geldiğini ispatlar

3 ) 2. Samuel 24:1'e göre Tanrı Davd'u teşvik ederek İsrail'i saymasını istemiştir. Ancak, 1. tarihler 21:1 e göre ise Davud teşvik eden Tanrı değil şeytandır. 2. Samuel 24:13 e göre seçeneklerden biri "7 yıl boyunca sürecek kıtlıktır". Ancak 1. tarihler 21:12 ye göre ise bu 3 yıl sürecek bir kıtlıktır.

4 ) 1. krallar 4:26 ya göre Süleyman'ın 40000 ahır bölüğünde atları vardıç Ancak 2ç tarihler 9:25 e göre bu rakam "4000" attır.

5 ) 2. Krallar 24:8 e göre Yehoyakin Kral olduğu zaman 18 yaşında idi, ancak IIç tarihler 36:9 Yehoyakin in kral olduğunda 8 yaşında olduğunu söylemktedir.

6 ) I. Tarihler 8:36 ya göre ve Ahaz Yehoaddan ın babası oldu der. Oysa ki bir sonraki bölümde 9:42ç ayette ve Ahazyarazın babası oldu denmektedir.

7 ) 2. Samuel 24:9 İsrail'de kılıç çeken 800 000 yiğit vardır ve YEhuda adamları 500 000 kişi idi demektedir. Ancak aynı konuda I. Tarihler 21:5 ...ve bütün İsrail kılıç çeken binbinler ve 100 000 kişi idi; ve Yahuda kılıç çeken 470 bin kişi idi der.

8 ) II. Krallar 8:26 ya göre "ahazya kral olduğunda 22 yaşında idi". Ancak IIç Tarihler 22:2 "Ahazya Kral olduğu zaman 42 yaşında idi" demektedir. Ahazya'nın babası öldüğünde 40 yaşlarında olduğuna göre ( IIç Tarihler 21:5, 2. ayette iddia edilen sav yanlıştır. Tarihler 22:2 ahazya nın babasının ölümünden hemen sonra Kral olması ile babasından iki yaş daha büyük olduğunu söylemektedir.

9 ) Ezra bap 2 ile Nehemya bap 7 arasında sürgünden geri dönenler hakkında toplam 19 adet çelişki vardır. Ezra'ya göre sürgünden dönen toplamı sayarsak 29818 rakamına ulaşırız. Ancak Nehemya bu toplamın 31089 olduğunu söylemektedir. Her ne kadar sürgündeki kabilelerin rakamları hususunda farkları olsada her iki kitapta ana toplamın 42360 olduğu ileri sürülmektedir. Bu da Nehemya nın 11271, Ezra nın ise 12542 kişi eksik kalması demektir.

10 ) II. Samuel 6:23 "Ve saul un kızı Mikal'in ölümü gününe kadar çocuğu olmadı" der. Ancak IIç Samuel 21:8'de Mikal'in beş oğlu olduğunu görmekteyiz. Bazı gözden geçirilmiş baskılar Mikail ismini Merab'a dönüştürerek bu çelişkiyi ortadan kaldrımak istemişlerdir. Hem de törensiz ! Bu değişikliğin izlerini bir dipnotta görebilirisiniz.

11 ) Tekvin 6:3 insanın en çok "yüzyirmi yıl" yaşayabileceğini söyler. Oysa ki Tekvin 9:29 Nuh'un 950 yıl yaşadığını anlatmaktadır. Yine Tekvin 11:13 te arpakşad'ın 403 yıl yaşadığını öğrenmekteyiz.

12 ) sayılar 23:19 "Allah insan değil ki, yalan söylesin, ve insan oğlu değil ki nadim olsun" denmektedir. Fakat Tekvin 6:6,7 Tanrı'nın insanı yarattığı için nadim ( pişman ) olduğunu söylemektedir. ( Bazı tercümelerde "üzgün" yada "acılı" olarak anlatılır )

13 ) Çıkış 24:10 İsrail'in yaşlılarının ( İsrail in Allah'ını) gördüklerini söyler. Ancak Yuhanna 1:18 "hiç bir zaman Allah'ı kimse görmemiştir; babasının kucağında olan biricik oğul, kendisi onu bildirdi." der. Yuhanna'nın İsa'yı insan kılığına bürünmüş bir tanrı olarak lanse etmesindeki heyecan ve şevk eski ahit'le çelişmektedir. "Yeni gözden geçirilmiş İncil basıkılarında, Yuhanna'yı kurtarmak için "aslında mucizevi sözcüğü söylenerek "aslında Tanrıyı kimse görmemiştir" denmektedir.

14 ) Matta 1:1 ve Luka 3:31 ya göre "İsa, Davud'un oğludur;" Oysa Matta 22:41-45 bu iddiayı iSa nın ağzından reddetmektedir.

15 ) Matta ve Luka'da sıralanan İsa'nın soy kütükleri bir çok çelişki arzeder.

16 ) Özet 3 incil'e göre, Juda isa'ya öpücük ile ihanet ederç Ancak YUhanna 18:3-5 İsa nın önüne çıkarak askerlere isa olduğunu kendinin söylediğini anlatır. elli ki özet 3 incilin anlatımı mantıkla bağdaşmamaktadır. Afişe edilmiş bir ihanetcinin bir işaret vasıtası ile ( Matta 26:25 ) kendini saklaması düşünülemez. Nitekim hiç kimsenin İsa'yı aramasına gerek yoktu. O civarda yaşayanların hepsi onu iyi tanırlardı.

17 ) Matta 27:44 iki katili de cehenneme yollarkan, Luka 23:43 bir tanesini kurtarmaktadır.

18 ) Tevrat’ın ilk beş kitabını Musa’nın yazdığı kabul edilmektedir. Musa’nın ölümünden sonra yönetimi eline alan Joshua adınada Tevratta yazılmış kitap görmekteyiz. Acaba gerçekten bu insanlar bu kitapları yazmışlarmıdır. Bu alttaki alıntıda Yeşu'nun yazdığı iddia edilen kitabın kapanış kelimeleridir. BU ayetlerden anlıyoruz ki Yeni ahiti kimin yazdığı bilinmese de bu kimse Hz Musa değildi.

Yeşu.24: 29 RAB'bin kulu Nun oğlu Yeşu bir süre sonra yüz on yaşında öldü.

Yas.34: 6 RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor. Yas.34: 7 Musa öldüğünde yüz yirmi yaşındaydı; ne gözleri zayıflamıştı, ne de gücü tükenmişti.

19 ) Yeni antlaşma denilen bölüme ise kişilerin kendi aralarında yazdığı mektuplar bile eklenmiştir.

Luka:1-1,3 Sayın Teofilos,..... Elçilerin İşleri:1-1,2 Ey Teofilos,...... Romalılar:1-1 İsa Mesih'in kulu, Tanrı'nın müjdesini yaymak için seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlus'tan selam! 1.Ko.1: 1-3 Tanrı'nın isteğiyle Mesih İsa'nın elçisi olmaya çağrılan ben Pavlus ve kardeşimiz Sostenis'ten Tanrı'nın Korint'teki kilisesine* selam!

2.Ko.1: 1 Tanrı'nın isteğiyle Mesih İsa'nın elçisi atanan ben Pavlus ve kardeşimiz Timoteos'tan Ahaya'nın her yanındaki bütün kutsallara ve Tanrı'nın Korint'teki kilisesine* selam!
Yeni antlaşmada bulunan kitaplar içerisinde bu kitap İsa tarafından yazılmıştır veya yazdırılmışdır gibi bir bulguyada rastlayamazsınız.Yeni antlaşmanın elimizde bulunan en eski olanıda İsa'nın göğe yükseldikden 35 A.D senesinde yazıldığı kabul edilmektedir. Nasıl olurda insanlar bu kitaba inanırlar?



20 ) Huzur ve Barışa Kılıç Çeken Ayrılıkçı ve Câni-Sadist Bir Tanrı mı!..
· · Matta: 10/34: “Yeryüzüne selamet getirmeye geldim, sanmayın; ben selamet değil, kılıç getirmeye geldim...”
· · Luka: 12/49,51,53: “Ben dünyaya ateş atmağa geldim. Şimdiden tutuşmuş ise daha ne isterim...Dünyaya selamet getirmeye mi geldim, sanıyorsunuz? Size derim ki: Hayır; fakat daha doğrusu, ayrılık getirmeğe geldim!”
· · Luka: 19/27: “Lakin üzerlerine kral olmamı istemeyen o düşmanlarımı buraya getirin ve önümde öldürün!”
Bugünkü Hırıstiyanlık inancına göre İsa; ‘Tanrı’nın oğlu’ ve aynı zamanda ulûhiyet vasfı taşıyan bir ‘tanrı’dır. Bugünkü İncillerdeki İsa’nın, elinde kılıç ve ateş, yeryüzündeki huzur ve barışın yok olması için görevli ayrılıkçı birisi olduğu anlaşılıyor. Dahası var; aynı İsa, krallığını kabul etmeyen düşmanlarının, gözlerinin önünde öldürülmesinden zevk duyan câni bir sadist görüntüsü vermiyor m?..
Bütün bunlar; sevgiden, barıştan, hoşgörüden, diyalogdan dem vuran bir dinin tanrısına yakışıyor mu? Ne dersiniz?!
21 ) Bunlar mı ilahi sözler yada Hz İsa’nın bizzat verdiği ilhamlar ;
Yuhanna: 21/25 : “İsa’nın yaptığı başka çok şeyler daha vardır; eğer birer birer yazılmış olsalar, yazılan kitaplar dünyaya bile sığmazdı sanırım.”
22 ) Matta:21/18,19: “Ve İsa, sabahleyin şehre dönerken acıktı. Yol kenarında bir incir ağacı görüp ona geldi; ancak yapraktan başka onda birşey bulamadı ve İsa ona dedi: ‘Artık senden ebediyen meyve çıkmasın!’ Ve incir ağacı hemen kurudu.”
Markos:11/12: “.....çünkü incir mevsimi değildi.”
Markos:11/20,21: “Sabahleyin yanından geçerlerken, incir ağacını kökünden kurumuş gördüler. / Ve Petrus, hatırlayıp ona dedi: ‘Rabbi, işte lanet ettiğin incir ağacı kurudu!’”
Rab ve Tanrı olan İsa, açlıklar içinde kıvranırken -incir mevsimi olmadığını bile bile/ya da, açlıktan şuurunu kaybetmiş bir halde- sahibinden izinsiz bir şekilde incir ağacına tırmanıyor; ancak nefsine hakim olamayan tanrısal İsa, lanet ediyor ve -lanetin şiddetinden- ağaç kuruyor! Petrus da, yaptığı maharetini Rabbisine hatırlatıyor(Kim bilir; ‘yaptığını beğendin mi?’ demek istemiş de olabilir!..).
Öte yandan, incir ağacının ne zaman kuruduğu da ihtilaflı ve çelişkili. İncir ağacı, hemen mi yoksa daha sonra mı kurudu? Hangisi doğru?..
23 ) · Luka: 14/26: “Eğer bir kimse bana gelir ve kendi babasına, anasına, karısına, çocuklarına, kardeşlerine, kızkardeşlerine evet hatta kendi canına buğzetmezse benim şakirdim olamaz.”
Not ; Şimdilik yerimiz kalmadığı için bu kadar yazabiliyoruz. Fakat ilerleyen sayılarda Ahitlerdeki bozulmuşluğu kanıtlayan yüzlerce çelişkiyi buradan takip edebilirsiniz.

HZ İSA HİÇ BİR HRİSTİYANIN CENNETE GİREMEYECEĞİNİ İNCİL'DE ANLATIYOR

4 ) İNCİLE GÖRE HİÇ BİR HIRİSTİYAN CENNETE GİREMEYECEK

Bugün İsa'ya canı gönülden inanıp, İsa'nın bu öğretilerinin dışında kurtuluş yolu gösterenler veya diğerlerinin kurtuluş için ilerde İsa ile neden kurtulamadıklarına ilişkin münakaşaya da girdiklerini görmekteyiz.

Matthew 7:22 O gün birçokları bana diyecek ki, `Rab! Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?'
Matthew 7:23 O zaman ben de onlara açıkça şöyle diyeceğim: `Ben sizi hiç tanımadım. Çekilin önümden, ey kötülük yapanlar!'
Burada ufak tercüme değişikliğinin yanında önemle dikkat edeceğimiz noktalar, bu kişilerin münakaşa delilleridir. Bunları maddelere ayırırsak

· Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi?
· Senin adınla cinler kovmadık mı?
· Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?

Burada İsa'ya neden kurtuluşa kavuşamadıklarının münakaşasını yapan insanların her gün yolda karşılaşabileceğimiz normal insanlar olmadıklarını görmekteyiz. Bu insanlar İsa'ya inanmanın, onu '' Rab '' olarak kabul etmenin haricinde yapmış oldukları işleri delil olarak ortaya sürmekteler. Bu delillerde basit deliller değil '' Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? '' yoruma gerek yok sanırım. '' Senin adınla cinler kovmadık mı? '' İsa adına cinler kovulmuş. Cinlere inanan ve bunların kovulmasının özel yetenekler gerektirdiğini bilenler acısından, bu insanlar bu zorlu işi İsa adına yaptıklarını belirtmekteler. En önemlisi '' Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?
Mucizeninde doğaüstü bir olay olduğunu biliyoruz sanırım. Düşünebiliyormusunuz bu insanlar İsa'yı '' Rab '' olarak görmekteler, onun adına bir çok doğaüstü olayları yapmışlar fakat ödül olarak cenneti bırakın İsa'dan aldıkları cevap Matthew 7:23 ...Çekilin önümden, ey kötülük yapanlar!' Meselenin bu boyutu başımızı ellerimize alıp düşündürecek boyuttadır. Bu insanlar İsa'ya inanmanın hariçinde mucize yapacak seviyeye gelmişler ve bunu yapmışlar, fakat bütün bunlara karşın Matthew 7:23 ...kötülük yapanlar!' olarak tanımlanmaktalar. Çünkü Hz İsa’yı Allah’ın tek oğlu veya Tanrı’nın üç parçasından biri olarak göstererek büyük bir iftira etmişlerdi.

Ortaya kendini normal mucize yapma, cin kovma kabiliyeti olmayan Hıristiyanların dışında böylesine mucize yapmış veya yapacak olanlarında düşünmesini gerektiren bir ödül çıkmıştır. İsa kendi adına bu işleri yapanları önünden kovuyorsa, kendine inanıp bu işleri yapamayanların durumu ne olur acaba.


Neden dağları yerinden oynatamıyorlar ?

Matta:17-20,21 İsa, «İmanınız kıt olduğu için» karşılığını verdi. «Size doğrusunu söyleyeyim, bir hardal tanesi kadar imanınız olsa şu dağa, `Buradan şuraya göç' derseniz, göçer. Sizin için imkânsız bir şey kalmaz.»

Evet, dağlar göç etmediğine göre azıcık ( hardal tanesi kadar bile ) imana sahip olmayan bu insanların yeri imansızların yerinden başka neresi olabilir İncil’e göre.

ÇARMIHA GERİLEN KİŞİ HZ İSA DEĞİLDİ

Xİncil de ise Hz İsa’nın ele verilmesi ile Yahudiler tarafından işkence edilip çarmıha gerildiği ve saatlerce orada acılar içinde tutularak öldürüldüğü anlatılır;

Ve dokuzuncu saate doğru, İsa: Eli, eli, lama sabktani? Yani: Allah’ım, Allah’ım beni niçin bıraktın? Diye yüksek sesle bağırdı” Matta ( 27:46, Markos 15:34 )

İncilin yazılırken “ilahi bir yanı olmasına rağmen” daha dramatik olsun diye bir kısmın çevirilmemesi ve ibranicesi ile söylenmesi daha uygun olur diye düşünülmüş olsa gerek.

Bırakın peygamber olanlarını tarihte para, kadın vs amaçlarla savaşıp öldürülen pek çok kimse vardır ki son nefeslerinde dahi yalvarmamışlar, yakınmamışlar ve ancak davalarını yücelten sözler söylemişlerdir. İçimizden pek çoğu dahi Allah için böyle bir görev verilmiş olsa idi seve seve canını verir ve en sonunda Allah ‘ın büyüklüğünü haykırırdı. Fakat işin doğrusu bu değildir. İnsanlar HZ isa suretinde birinin çarmıha gerildiğini görmüşler ve onun kim olduğunu anlayamamışlardı. Bu Hz İsa’ya Allah ın bahşettiği mucizelerden bir başkası idi. O gökyüzüne çekilmiş ve ruhu Allah’ın kendisine lütfettiği makama konulmuştu. Kendisini ele veren kişi de İsa suretine sokulmuştu. İnsanlar bu durumdan haberdar olamayacakları için Hz İsa nın çarmıha gerilişi ve onun hakkındaki yorumlarından türlü türlü sonuçlara varmışlar bunun için bir neden bulma zorunluğu hissetmişlerdi.

55- O zaman Allah şöyle dedi: "Ey İsa, şüphesiz ki seni vefa ettireceğim, seni kendime yükselteceğim ve seni inkârcılardan temizleyeceğim. Hem sana uyanları, kıyamete kadar o küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz banadır, ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim".

İncil vaizleri İsa’nın çarmıha gerilmesini onun Tanrılığına ispat olarak kullanmayı severler. “ bak, İsa Tanrı yada Tanrı Oğlu olduğunu iddia etmeseydi, Yahudiler onu öldürmezdi” demekte arkasından “yahudiler onun öğretisini kesinlikle anlamışlardı” cümselini eklemeyi de görev bilmişlerdir. Ancak incil tam tersini söylemekte ve Hz İsa insanların kendisini hiç anlamadığını hatta dinlemediğini belirtmektedir.

“ Neden söylediğimi anlamıyorsunuz ? Çünkü benim sözümü dinlemiyorsunuz” ( Yuhanna 8:43 ve Markos 4:13 )

Bırakın yahudileri İsa nın havarisi olmuş bir düzineden az insan dahi onu anlamakta zorluk çekiyorlardı. ( Markos 9:32 Luka 18:34, 9 :45, Yuhanna 8;27, 12:6 )


Ayrıca Yahudilerin öldürdüğü peygamberlerin sayısı bilinmez. Her öldürdükleri ilah olduğunu mu iddia etmişti ? Din adamları İncil’de dünyanın sabit ve hareket edemez olduğu yazıyor diye dünyanın yuvarlak ve dönüyor olduğunu söyleyen Galile yi ölüme mahkum etmişti. Görüyoruz ki derin taasuba kapılmış din adamları kendilerine ve ellirendekine en ufak bir farklılıkla kim gelse dehşete kapılıp ölümlerine fetva çıkartmışlar. Aynı zamanda İsa nın halk tarafından sevilerek taraftar toplaması ve din adamlarının, yöneticilerin canını fena halde sıkıyordu; çünki Hz isa onları dünyaya tapmak ve din ile sömürmük yüzünden eleştiriyordu.

Haça gerilme hikayesine göre İsa, ilahi görevini kabullenmiştir. Tanrı, insanlığın günahı için onu kurtarmaya yada ölmesine seyirci kalmasına söz vermiş midir ? Öyleyse tanrıyı terk etmekle nasıl suçlar ? Bu tanrıya atılmış bir iftira bir suçlama değil midir ? Tanrı’nın yalnız bırakıp ihanet etmesi söz konusu mudur ? Yada başka bir gizem varsa bunu vahiy yoluyla Hz İsa bilemez miydi ? Hem kendini feda eden kimsenin sanki başka bir beklenti ile en sonun da “ beni neden yalnız bıraktın, yada nerde kaldın neden yardım etmedin gibi anlamlara gelebilecek cümleler söylemesi ve bağırması düşünülemez. Bunun yerine “ bunun için gelmiştim, misyonumu tamamladım, şükürler olsun, bütün insanları sonsuza dek affet”.. Ayrıca Tanrı kendi kendine dua etmez bunu da görmezden geliyorsunuz. Tanrım tanrım diye tanrı kendini çağırır mı ?

Bir kimse komşuları hata yapınca onları affetmek için oğlunu kurban etse, bu kişi nasıl akıllı ve adil olarak nitelendirilebilir ? Bizler dahi düşmanlarımızı bile bazen bir sebep olmaksızın sadece “afedersin” demeleriyle affedebiliyoruz. Tanrı elbette kendi oğlunu vahşice öldürtmeden de affedebilirdi.

Dramatize edilmiş öğretiye göre; hayatını feda etmeye gönüllü olan bir oğul, babasından daha büyük bir kahramandır. Çünkü babası kendisi gelmek yerine oğlunu göndererek bencilce davranmıştır ve de herşeye gücü yetmesine rağmen bir avuç caniyi affetmek için kendi biricik oğlunu işkenceyle öldürtmüştür.

Bu durum “ilahi fedakarlık” hikayesini bir kurban eylemi olmaktan bile uzak yapıyor. Çünkü teslis doktrinine göre Tanrı kişiliğinin üçte birini kurban etmiştir. Bir insan kendi hayatını feda ettiğinde sahip olduğu herşeyi kurban eder. Allah’ın insanlar için oğlunu Kurban etmesi bir insanın Allah a kendini kurban etmesinin yanında çok komik ve iğrençtir. Kul dahi gerek duyulduğu zaman kendini feda eder..

Eğer “hepsi İsa’yı bırakıp kaçtılar” ( Markos 15:50 ) ise İsa nın tutuklanışı sonrasındaki gerçek şahitler ve olayı aktaranlar kimlerdir? Onu öldürenlerin ve etrafta tesadüfen bulunanların kulaktan dolma söylemlerine nasıl güvenebiliriz ?

İnsanlığın kurtuluşu haça gerilme ile mümkün olabiliyorsa, Tanrı seçilmiş bir kavmi binlerce yıl boyunca hazırlamak gereğini neden duymuştur ? Yada iyi bir insan olmak neden gereklidir ?

Havariler acaba neden canlarını feda ederek Hz İsa’nın öldürülmesine karşı savaşmadılar cesurca…Acaba onlara çarmıhtaki kişinin Hz isa olmadığını bildiren bir güç mü vardı, yoksa onlar güvenilmez kimseler miydi ?

Kuran-ı Kerim de Hz İsa’nın öldürülmediği bildirilmiştir.
4/157- Bir de "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler.
158- Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, aziz (daima üstün)dir, hikmet sahibidir.

HZ İSA HAKKINDA GİZLİ BÜYÜK GERÇEK

Üçleme doktrinin İznik konferansı’nın ( M.S. 325) bir ürünü olduğu tartışmasız kabul gören bir doğrudur. Huw Parri Owen, King’s Üniversitesi Hristiyan Doktrini eski profosörü, Londra Üniversitesi, bu gerçeği kabul eder:

“... ilk kilise Engizisyon doktrinini formule etmiştir. Burada ilk ana mihenktaşı 325’te iznikte toplanan konsey ve 451 yılında Kadıköy’de bir araya gelen konseydir. Asırlar içinde İsalojinin tanımı ve doktrini, direkt yada indirkt olarak bu iki konsey tarafından üterilen formullerin ürünüdür. İznimk’ten sonra, ortodoks çevrelerde İsa’nın ilahi olduğuna dair hiçbir kuşku yoktu. ( Christian Theism, T&T. Clark, Edinburg, 1984, s 38-39 )”


Tanrının oğulları ifadesine ahitlerde onlarca ayette rastlamak mümkündür ve bunlar Hz isa için özel olarak kullanılmamış bilakis tüm inanlar yada peygamberler için kullanılmıştır. İbrani diline göre Tanrı çocukları tanrının kanunlarını takip eden ve tanrı tarafından korunanlardır.


İşte tüm inananların manevi anlamda Tanrı’nın çocukları olduğumuzu ispatlayan onlarca İncil ayetlerinden bir kaçı?
( Matta 5:9, 6:14, Luke 20:36, Yuhanna 8:47, I. Yuhanna 5:18, 19 )

Matta 23:9 ( yeryüzünde babanız diye kimseyi çağırmayın; zira babanız birdir, semavi babadır” Nitekim isa düzeltilmiş son incillerde görüleceği gibi hiç bir zaman kendini Tanrının tek oğlu olarak adlandırmamıştır. Ve pek çok yerde kendinden insanoğlu, kul, hizmetçi peygamber şeklinde bahsetmiştir.

“... Benim babamın ve sizin babanızın, benim Allah’ım ve sizin Allah’ınızın yanına çıkıyorum” ( Yuhanna 20:17 )

Hz Yahya nın vaftiz etmesi esnasında Hz isa ya söylenen sözlerden anlaşıldığı gibi Hz İsa nın oğullardan biri olması onun Allah ın hoşuna giden işler yapması ile mümkün olmuştur.

Bazı Papazlarda akıllara durgunluk veren şu sözlerle herkesin manevi olarak Allah’ın oğlu olabileceğini reddederler. “Hz İsa babasız doğduğu için öz oğludur, diğerleri ise evlatlık gibidir” derler. Halbuki Hz Adem hem annesiz hem de babasız olmakla daha “öz” bir evlat ve Hz İsa’dan da üstün olması gerekirdi. Ama nedense bunu görmezlikten gelirler ve babasız doğum olayını sadece peygamberlik delili olan Allah’ın mucizelerinden birisi olduğunu kabul etmezler.

Ayrıca İbraniler 7:1-3 te Melkisedek isminde ki kişinin ne doğmuş nede ölmüş, ne annesi ne babası var olmadığından bahsetmektedir. Böylece Hz İsa dan çok daha üstün bir konuma denk düşmesi gerekir. Neden onu 4. tanrı başı yada tanrısal bir özelliğe sahip öz oğul olarak kabul etmediklerinin cevabını veremezler.

Gal 3:26 Çünkü Mesih İsa'ya iman ettiğiniz için hepiniz Tanrı'nın oğullarısınız.

Gal 3:26'da geçen '' hepiniz Tanrı'nın oğullarısınız. '' olan bu tanımlamanın ruhani anlamda olduğunu kabul ediyorsak, İsa'nın da Tanrının oğlu olarak belirtilmesini de o anlamda kabul etmemiz gerekmektedir.

Manevi anlamda oğullar olmak yani Allah’ın korumasının ve gözetmesinin daim olduğu bir hale girmek için babasız yada annesiz doğmanın değil kalben iman etmiş ve iyi bir insan olmanın gerekli olduğunu anlıyoruz.

Bu zan sahipleri Tanrı’nın, İsa, aynı zamanda oğul, aynı zamanda kul, aynı zamanda hizmetçi, aynı zamanda şeytan tarafından denenmiş, aynı zamanda katledilmiş olduğuna inanan ve İsa yı övgüde aşırı gitmek ve babasız doğuşuna anlam verebilmek yada başkaca nedenlerden ötürü aşırı gidenlerdir.
10/68- Dediler ki: "Allah, kendine çocuk edindi". O, böyle şeylerden münezzehtir. O, müstağnidir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Bu hususta elinizde hiç bir delil yoktur. Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi neden söylüyorsunuz?
69- De ki: Allah'a iftira edenler elbette felah bulmazlar.
Ayrıca üçleme günümüz hıristiyanlık inancanın temelini oluşturmasına rağmen tüm İsevilerin inanmak zorunda olduğu Eski Ahit’in 39 kitabının hiçbirinde kesinlikle yoktur? Nuh, ibrahim, Musa ve Davut As vs bu doktrini vaaz etmemişlerdir? Neden tam aksini ısrarla söylemişlerdir.? ( Tesniye 4:39, 6:4, 32:39,. Çıkış 20:2-3. I Samuel 2:2. I Krallar 8:60, İşaya 42:8, 45:5-6 ) ?